23/01/2012 10:35:13 RAPOR-PİYASALARDA HAFTALIK GELİŞMELER/BEKLENTİLER(MARBAŞ MENKUL DEĞERLER)
23 Ocak 2012 | Kategori: vobtr
Marbaş Menkul Değerler ( http://www.marbasmenkul.com.tr )
Tarafından Hazırlanan Haftalık Bülten:
"ABD’den gelen olumlu veriler ve Euro Bölgesi’nde gerçekleştirilen
kamu ihalelerinde taleplerin yüksek gelmesiyle faizlerdeki aşağı yönlü
hareket, yılın ikinci haftası başlayan olumlu havanın geçtiğimiz hafta
da devam etmesini sağladı. Bunun yanında Yunanistan’ın kreditörlerle
devam ettirdiği gönüllü swap görüşmelerinde sona yaklaşıldığı
beklentisi olumlu havayı destekleyen başka bir etken oldu. Her ne
kadar haftasonu bir anlaşma olmadan görüşmelerin durduğu ve
görüşmelere telefonla devam edileceği açıklansa da piyasalarda,
görüşmelerin bu hafta içinde çözümle sonuçlanacağına dair beklenti
hala çok yüksek. Bu nedenle şimdilik Yunanistan konusu göz ardı
ediliyor. Anlaşma sağlanabilirse Yunanistan kaynaklı sıkıntılar bir
süre ötelenebilir ve Avrupa Birliği de gerekli düzenlemeleri yapmak
için zaman kazanmış olur. Bu nedenle anlaşma sağlandığı haberi
piyasalardaki olumlu havayı destekleyecektir.
Kısa vadede iyimser, orta vade için endişeliyiz
Geçen hafta yaşanan önemli gelişmeleri değerlendirmeden önce
önemli bir uyarıda bulunmakta fayda var. Bültenin ilk kısmında
karamsar bir tablo görebilirsiniz, fakat kısa vadede hala iyimser
olduğumuzu baştan belirtelim. Zor bir hafta olacağını düşünmekle
birlikte kısa vadede iyimser olmak için hala nedenler var. Bu
nedenleri de bültenin ikinci kısmında değerlendirmeye çalışacağız.
Fakat bu iyimserliğin uzun soluklu bir ralli için yetmeyeceğini
vurgulamak için riskleri de bir kenara yazarak gidiyoruz. Birkaç hafta
sonra bu iyimserlik son bulduğunda arkadaki dinamiği anlamak açısından
bu gelişmeleri bilmekte fayda olduğunu düşünüyoruz.
Dünya Bankası ve IMF karamsar bir tablo çizdi
Geçtiğimiz hafta Dünya Bankası global ekonomik büyüme
tahminlerinde aşağı yönlü çok sert bir revizyongerçekleştirdi. Dünya
Bankası Temmuz’da %3,6 olarak gerçekleştirdiği büyüme tahminimi %2,5’e
çekti. Raporda öne çıkan diğer başlıklar da iç açıcı değil. Raporda
Avrupa’nın %0,3 daralacağı öngörülürken, Dünya ekonomisi için kredi
darboğazının derinleşebileceği ve ekonomilerin çok daha kötüye
gidebileceği yorumu yapılıyor. Olumlu verilerin görülmek istendiği bu
günlerde, bu tahmin kısa vadede belki hasıraltı edilebilir ama orta ve
uzun vadede şirketlerin karlılık tahminlerinin de bu tahminlerine göre
revize edileceği unutulmamalı. Bu nedenle bu tahmini destekleyecek
yeni gelişmelerin yaşanması şirket fiyatlama modellerde değişiklik
yapılmasına neden olabilir. Bu yönde bir haber IMF’den gelebilir.
IMF’nin birinci çeyrek tahminleri bu açıdan önemli olacak, izlemekte
fayda var.
Geçtiğimiz hafta ön plana çıkan gelişmelerden biri de IMF’nin 500
milyar dolarlık ek kota istemesi ve gelecek yıl krizle mücadele için 1
trilyon dolarlık rezerve ulaşmayı hedeflediğini açıklaması oldu.
Piyasalarda bu haber olumlu algılansa da, önümüzdeki günlerin çok daha
çetin geçeceği ve çok fazla ülkenin IMF’in kapısını çalma beklentisi
içinde olunduğunu gösteriyor. Bu nedenle biz IMF’nin bu haberine
olumlu bakmak yerine, IMF’nin haklı çıkması ihtimaline karşı büyük bir
endişeye kapılmayı daha doğru buluyoruz. Bu habere sevinmenin
arkasındaki mantık, büyük ekonomiler nasıl olsa gemilerini yüzdürür,
küçük ekonomileri de IMF bir şekilde ayakta tutar ise, Yunanistan’ın
maliyetini hatırlatmak isteriz. Kaldı ki, IMF’nin istediği bu kaynak
artırımının yapılabileceği de kesin değil.
Trende karşı durulmaz
Son iki haftada yaşanan süreci biz krizden çıkış ve kalıcı bir
toparlanma olarak yorumlayamıyoruz. Buna karşın sürekli değindiğimiz
gibi piyasalar olumlu tarafı görmeye devam ediyor ve bu tavır devam
ettiği sürece de trendin aksine hareket etmeyi doğru bulmuyoruz. Bizim
beklentimiz bu ay sonuna kadar belki de şubatın ilk kısmında da bu
iyimserliğin devam edeceği yönünde. Fakat bu süreçte her yükselişte
yeniden coşkuya kapılmak yerine, temkinli olup kâğıt üzerindeki
karları realize ederek bir süre izlemeye geçmekte fayda olacaktır.
Özellikle olumlu haberlerin hacmi arttırıp, fiyatları çok fazla
etkilemediği zamanlar en fazla dikkat edilmesi gereken dönemler
olacaktır. Yılbaşından beri sağlanan getirilere baktığımızda birkaç
haftada yakalan getiriler bazı ülkelerde sabit getirilerde birkaç
yılda ulaşılabilecek oranlara ulaştı. Başta Euro Bölgesi olmak üzere
global ölçekte sorunların çözümüne ve ekonomik büyümenin yeniden
tahsis edilmesine yönelik henüz net bir adım görmememiz nedeniyle
şimdilik, bu iyimserliğin sürdürülemez olduğunu düşünüyoruz. Bu durum
birçok fonun, bir süre sonra cepteki kuş, daldakinden iyidir
mantığıyla bir noktada kararını realize etmesine neden olacaktır. Bu
da muhtemelen birbirini tetikleyen satışları beraberinde getirecektir.
Bu nedenle iyimserliğimizi koruyor olmamıza rağmen, bu haftadan
itibaren daha temkinli hareket edilmesi gerektiğini düşünüyoruz.
Temkinli olmaktan kastımız satış yapıp kenara çekilme değil, bunu bir
kez daha belirtmek istiyoruz. Bu gibi zamanlarda belirli bir stop loss
stratejisi oluşturarak piyasaların içinde olmak daha faydalı
olmaktadır.
Kısa vadede iyimser olmak için nedenler var
Buraya kadar büyük oranda riskleri ön plana çıkardık. Başta da
değindiğimiz gibi bu riskler çok kısa vadede sorun yaratacak gibi
durmuyor, buna karşın ilerleyen haftalar ve hatta belki günlerde bu
konuları yeniden konuşmaya başlayacağız. Fakat öncesinde kısa vadede
piyasalarda olumlu havayı destekleyecek gelişmeler olduğunu dile
getirelim. Bu beklentiler başlayan yeni yıl rallisinin bir süre daha
devam etmesine neden olabilir ki, biz de bu senaryoya ağırlık
veriyoruz.
Likidite muslukları açık kalacak mı?
Avrupa Merkez Bankası’nın (AMB) ilkini 20 Aralık’ta
gerçekleştirdiği ve bankalara 489 milyar Euro likidite sağladığı,
ihalenin ikincisi 28 Şubat’ta gerçekleştirilecek. Beklenti bu ihalede
de talebin yüksek seyredeceği yönünde. Piyasaların bu dönemde en çok
sevdiği kelime şüphesiz “likidite”. Her yeni likidite beklentisi ve
haberi coşkuya destek veriyor, veriler bu şekilde yorumlanıyor. Bu
nedenle 28 Şubat’ta gerçekleştirilecek ikinci likidite ihalesi
öncesinde ABD ve Çin’den gelecek likidite haberleri ön plana
çıkacaktır. Bu kapsamda Salı günü başlayacak ve Çarşamba günü FED
Başkanı Bernanke tarafından sonuçlarının açıklanmasıyla son bulacak
FED Açık Piyasa Komitesi (FOMC) toplantısı yakından takip edilecektir.
Geçtiğimiz hafta da dile getirdiğimiz gibi FED üyelerinin bir bölümü
yeni parasal genişlemeden yana olduklarını resmen açıkladılar. Buna
karşın zamanlamanın bu ay olması bizce sürpriz olacaktır. Açıkçası biz
bu toplantı sonrasında yapılacak açıklamada parasal genişlemenin
kendisi yerine gerekli görüldüğü takdirde parasal genişlemeye
gidilebileceği mesajının çıkacağını tahmin ediyoruz. Şu anki
fiyatlarda FED’in ileride parasal genişlemeye gideceği beklentisinin
yarattığı olumlu havanın etkisi olsa da, likiditenin bu toplantıda
sağlanacağı beklentisinin fiyatlarda olmadığını düşünüyoruz. Düşük
ihtimal versek de Çarşamba akşamına kadar bu beklentinin yarattığı
iyimserlik fiyatlara yansırsa, karar açıklanmadan önce temkinli
davranmakta fayda olacağını düşünüyoruz.
TCMB Para Politikası Kurulu (PPK)toplanıyor
Haftanın en önemli gelişmelerinden biri TCMB’nin yarın
gerçekleştireceği PPK toplantısı. TCMB’nin kararlarını ve
uygulamalarını önceden tahmin etmek çok zor. Buna karşın geçtiğimiz
hafta risk iştahında yaşanan artışla TCMB’nin fonlama faizini hızla
aşağıya çektiğini gördük. Bu durum TCMB’nin uzun soluklu bir parasal
sıkılaştırmadan yana olmadığını gösterdi. Toplantı ardından TSMB’nin
sıkılaştırmanın geçici olduğuna ve yeniden parasal genişlemeye
geçileceğine dair bir mesaj vermesi İMKB’de oldukça olumlu
algılanacaktır. Bu toplantı öncesinde geçtiğimiz hafta hükümetten
gelen “sıfır faiz” ve tam gaz büyümeye ve yatırımlara devam
söylemeleri TCMB’nin de bu politikalara destek çıkmak adına böyle bir
karar almasında etkili olabilir. Zira kur konusunda TCMB’nin
kendisinden ve piyasalardan emin olması böyle bir genişleme için
TCMB’nin elini kuvvetlendiren bir gelişme. Alternatifler içinde en çok
öne çıkan ise TCMB’nin üst limiti aşağıya çekerek faiz koridorunu
daraltması. Bu durumda üst sınırın ne kadar aşağıya indirildiğine
bakılacaktır.
Özetle
Bu haftanın ana gündemi TCMB, FED ve Yunanistan’ın kreditörlerle
yapacağı toplantı. Bunun yanında ABD’den gelecek 4. Çeyrek büyüme
rakamı ve Avrupa’da gerçekleştirilmeye devam edilen ihaleler de
izleyeceğimiz önemli gelişmeler. Kısa vadede piyasaların bir trend
yakaladığını ve bu trendi koruma eğiliminde olduğunu görüyoruz. Her ne
kadar İMKB’de geçtiğimiz haftanın son iki gününde yukarı gitmekte
zorlanılan bir görüntü oluşsa da yurtdışı piyasaların pozitif havayı
koruması durumunda İMKB’deki bu tedirgin havanın geçici olacağını
düşünüyoruz. Fakat geçtiğimiz haftada değindiğimiz gibi İMKB’nin
betası yüksek seyredecek gibi, bu nedenle yurtdışında başlayacak bir
satış dalgası İMKB’de çok daha sert hissedilebilir. Bu senaryoyu
değiştirecek tek gelişmenin ise TCMB’nin parasal genişlemeye dair
vereceği bir mesaj olacağını düşünüyoruz."
******
Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeler yatırım
danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti,
aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen
bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı
sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve
tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine
dayanmaktadır. Bu görüşler mali durumunuz ile risk getiri
tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer
alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize
uygun sonuçlar doğurmayabilir.
*******
Foreks Haber Merkezi ( haber@foreks.com )
http://www.foreks.com